
Kısa dalga boylu kızılötesi ışınlarla üretim sürecindeki karbon emisyonlarını azaltmak
Eğer yarı iletken üretiminde gerçekten karbonsuz bir üretim sağlamak istiyorsak, sadece bir şeyi ısıtmak için her yeri ısıtmaktan vazgeçmeliyiz. Geleneksel konveksiyonlu ısıtma yöntemi tam bir israf. Bu, evinizin tüm odalarını ısıtarak tek bir pizzayı ısıtmaya çalışmak gibi bir şeydir.
İşte burada kısa dalga boylu kızılötesi ışınlar devreye giriyor. Havanın ısındırılması yerine, hedeflenen bölgeye doğrudan enerji gönderiliyor. Bu, çok daha akıllıca bir yöntemdir.
Fizik kurallarının neden önemli olduğu
Kısa dalga boylu kızılötesi ışınların işleyiş şekli şudur: Enerji, elektromanyetik radyasyon aracılığıyla iletilir. Aletlerin çerçevesini veya çevresindeki havayı ısıtarak enerji israf edilmiyor. Doğrudan wafera enerji gönderiliyor.
0,7 ila 2,5 μm dalga boyu aralığını kullanarak termal gecikmeler ortadan kalkıyor. Böylece aletlerin ısınma süreleri azalıyor. Ayrıca, aletler uzun süre yüksek sıcaklıklarda kalmadığı için, her wafer başına harcanan enerji miktarı da önemli ölçüde azalıyor.
Kullanılan ekipmanlar ve bunların avantajları/ dezavantajları
Bu uygulamaların ihtiyaç duyduğu ısı miktarını elde etmek için yüksek güçlü kuvars lambalar kullanılır. Bunlar sıradan ampuller değildir. Aşırı sıcaklıklar altında filamentlerin erimesini engellemek için halojen dolgulu tüpler kullanılır.
Hedef değerlerin aşılmamasını sağlamak için bu lambalar hassas kontrol cihazlarıyla birlikte kullanılır. Ancak bir sorun var: 2kW’den fazla güç küçük bir alana verildiğinde, her şey hızla ısınır. Soğutma sistemlerinin mükemmel olması gerekiyor. Eğer soğutucular elektronik bileşenlerden gelen ısıyı uzaklaştıramazsa, bileşenler zarar görür. Bu, dengeli bir yaklaşım gerektirir.
“Yeşil fabrika”nın gerçekleştirilmesi
En iyi yanı ne mi? Eski dirençli ısıtıcıların yerine kızılötesi ısıtıcılar kullanmak sayesinde anında enerji sağlanabiliyor. Artık uzun süreli ön ısıtma süreçleriyle enerji israfı olmuyor.
Bu ürünler, mevcut altyapılara uyacak şekilde tasarlanmıştır. Zeminleri sökmeye veya yeni çelik altyapılar satın almaya gerek yok; doğrudan mevcut altyapılara monte edilebilirler.
Karbon ayak izinizi azaltmak için tek bir “sihirli parça” bulmak yeterli değildir. Asıl mesele, aletlerin boşta dururken enerji tüketimini durdurmaktır. Kısa dalga boylu kızılötesi ışınlar sayesinde enerji, milisaniyeler içinde aktif hale getirilebilir. Enerji yalnızca işlem yapılırken tüketilir. Bu kadar basit.